Solforum.net
Politik Tartışma-Derleme-Yorum-Haber

Erdoğan Diyarbakır'da Konuştu, "Hani Zılgıt?"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün Diyarbakır'da yaptığı mitingde, 12 Eylül'deki anayasa referandumunda evet oyu istedi.

BDP 'aktif boykot' aşamasına geçiyor

Referandum çalışmaları için AKP'nin tutumunu örgütlemek için çalışan STK'ları eleştiren BDP Eşbaşkan Yardımcısı Nihat Oğraş, "Bize 'boykotu dayatıyorsunuz demokrat değilsiniz' diyenlerin topluma neden 'evet'i dayattığını da biz anlamıyoruz. Kendilerinin daha ilkeli ve tarafsız olmalarını bekliyoruz" diye konuştu.

45'inde canlı bomba ilan edilince

Kadın gruplarında şiddet farkındalığı üzerine eğitimler veriyor, alan çalışmaları yapıyor. Tarman, 2006-2007 yıllarında 'Şiddet algısına içerden bakış' başlıklı bir çalışma planladı ve Bölge'ye gitti. Tarman'ın hayatındaki değişiklikler de böylece başladı.

Özel Harpçi Volkan yine sahnede

PKK’nin ‘eylemsizlik’ kararıyla birlikte Kürt meselesinin çözümü konusundaki tartışmalar yoğunlaşırken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bugün Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Derneği (Ekopolitik) Danışmanı Prof. Dr. Vamık Volkan ve beraberindeki heyeti Tarabya Köskü’nde kabul etti.

Sürecin tarafı Kürtler ve devlet

KCK’nin ilan ettiği eylemsizlik birinci haftasını geride bıraktı. Eylemsizlik kararı 20 Eylül’de bitiyor. Ancak savaş cephesinden gelen haberler kötümser veriler sunuyor. Zira hükümete bağlı ordu halen insan öldürmeye devam ediyor. Tablonun özeti şu: Kamuoyu kalıcı eylemsizliği, çözümü tartışıyor, bu iyi.

Demirtaş: BDP'nin tavrını kırmak demokrasi mücadelesine darbe olur

Eğer birileri boykot kararımızdan vazgeçmemizi istiyorsa bunu bizden değil, AKP'den istemelidir. Bizim taleplerimiz Edirne'deki, Trabzon'daki vatandaşlarımızın talepleridir. Bu açıdan BDP'nin tavrını kırmak demokrasi mücadelesine darbe olur" dedi.

Kürtler ekonomik sorunlarını da özerklikle çözebilir

Türkiye’de Kürt sorununun çözümü eksenindeki tartışmalarda, Kürt tarafının gündeme oturttuğu Demokratik Özerklik modeli, her ne kadar hükümet cenahından klasik redçi ve bastırmacı tavırla karşılaşmış olsa da, bazı aydın kesimlerde ‘tartışmaya değer somut çözüm önerisi’ olarak değerlendiriliyo

Diyalog başladı sıra müzakerelerde...

Bundan önce ilan edilen altı benzer kararda ne üslup takındıysa Türk basını bu sefer de aynı üslubu takındı. Temel argümanlarına bir de, "1 Haziran itibarı ile alınan aktif savunma kararının ardından başlayan çatışmalarla PKK'nin kitle desteğini yitirdiği bu nedenle de eylemsizlik kararı vermek zorunda olduğu" eklendi.

Devletin yanıtı ‘yasal güvence’ olmalı

Son bir haftada olağanüstü hızlı ve baş döndürücü gelişmeler yaşandı. Türkiye referandumu konuşurken Kürt temsilciler Diyarbakır’da ülkenin gerçek gündemini konuştu ve çözüm için öneriler sundu, çağrılar yaptı. Zira savaş sürüyor ve insanlar ölüyordu.

BASK modeli Kürt sorununun çözümüne ciddi katkılar sunabilir

Kürt sorununun en yakıcı dönemlerinde bölgede gazetecilik yapmış olan Gazeteci-Yazar Zekine Türkeri, BASK modelinin Türkiye'deki en önemli sorun olan Kürt sorununun çözümünde etkin bir yol olduğunu belirtti.

Felsefe

Siyasal Mücadele ve Askeri Savaş*-Antonio Gramsci

Askerî savaşta düşman ordusunun imha ve topraklarının işgal edilmesiyle stratejik amaca varınca başarıya ulaşılır. Üstelik şu da belirtilmelidir ki, savaşın sona ermesi için stratejik amaca sadece potansiyel olarak ula şılması yeterlidir. Yani düşman ordusunun artık savaşamayacağının ve zafere ulaşmış ordunun düşmanın topraklarını işgal «edebileceğinin» şüphe götürmemesi yeterlidir. Siyasal mücadeleyse çok daha karmaşıktır: bir bakıma koloni savaşları ya da, zafere ulaşmış ordunun kazandığı toprakların bütününü ya da bir bölümünü kalıcı bir biçimde zaptettiği, eski fetih savaşlarıyla bir tutulabilir. Bu durumlarda mağlup ordu silahlarından arındırılıp dağıtılır ama m...

Kapitalizm - Emperyalizm

28 Şubat Dönemecinden AKP` li Yıllara İslamcı Sermaye-A.Ekber Doğan

İslamcı siyasetin 1990'lı yıllardan beri en popüler ve güçlü siyasal aktörü olmuş RP-FP-AKP çizgisinin genel olarak sermaye sınıfıyla, özel olarak da "İslami sermaye" diye adlandırılan kesimle ilişkileri hareket içinden gelenlerin kurcalamaktan imtina ettiği, ulusalcı-Kemalist çevrelerinse kriminal bir konuymuş gibi yaklaştıkları bir meseledir. Bu ilişkiyi ele alma konusunda genel geçer yaklaşım, sıradan bir iktidar çevresi-onunla ilişkili burjuvaların bireysel ve kolektif çıkar birliği anlamına gelen bir kayırmacılık ve zenginleşme ilişkisi biçiminde ele almaktır. Bu çalışmada söz konusu ilişki, -"ahbap-çavuş kapitalizmi"ne özgü, andığımız türden...